PasooyunChefoyunFlash Oyun
    Gamespot         İGN         Pasooyun         Titanixnetworks         youtube           google        mp3.com       mynet
 click here
Anasayfa arrow PS3 arrow Assassin's Creed (PS3) İnceleme
This content requires JavaScript and Macromedia Flash Player 7 or higher. Get Flash

See also: Chefoyun Videolar,Chefoyun Videolar,

Chefoyun Mix

xbox360Infınıte Undscovery

chefoyun online

xbox360Alan Wake

chefoyun online

ps2FIFA 09

chefoyun online

Assassin's Creed (PS3) İnceleme
 Millattan sonra 1191 yılında kutsal topraklarda bir güçlü feodal bey olan Al-Mualim başında olduğu Essaiyun tarikatı suikastçileriyle bölgenin kontrolünü ele geçirmiş durumda.

ÖYKÜ:
Ortaçağda tarihin ilk suikast örgütünü kuran Hassan-i Sabbah’ın (Hasan Sabbah) “Essaiyun” tarikatı ve suikastlerine dayanarak kurgusal bir senaryo üzerine oluşturulan oyunumuz Abstergo firmasının psikolojik danışmanlık kliniğinde başlıyor. İşlediği bir dizi hafif suç üzerine mahkeme tarafından psikolojik danışmanlık alma cezasına çarptırılan genç Desmond Miller, bu klinikte Prof. Dr. Warren Vidic ve assitanı Lucy Stillman’ın kullandığı “Animus” isimli gelişmiş bir cihazla terapilere başlıyor. İlk başta normal bir terapi gibi görülen bu tedavi süreci, daha sonra Dr. Vidic’in Animus’un aslında insan hafızasının en derinlerine kadar inebilen ve orada “inherent memory (kalıtsal hafıza)” denilen atalardan torunlara kaldığına inandığı bir tür hafızayı araştırabilen bir araç olduğunu açıklamasıyla Miller için daha karmaşık bir hal alıyor. Ve belki de işin en heyecan verici yanı, Miller’ın atalarından birinin, ortaçağda yaşamış Altair Ibn La-Ahad’ın aslında tarihin akışını değiştiren bir suikastçı olduğunun ortaya çıkmasıyla başlıyor. Sonra Altair’in kontrolünü elimize alıyoruz.

Millattan sonra 1191 yılında kutsal topraklarda bir güçlü feodal bey olan Al-Mualim başında olduğu Essaiyun tarikatı suikastçileriyle bölgenin kontrolünü ele geçirmiş durumda. Elindeki en genç ve en iyi asasin  (assassin/ suikasçi)  olan Altair’i yanında diğer asasin’ler Malik ve Kadar’la birlikte Kral Süleyman’ın tapınağına kutsal bir emaneti almak üzere gönderiyor. Görev sırasında Altair, Essaiyun’un en büyük düşmanlarından Jamal’i görüyor ve bu fırsattan yararlanıp ona suikast yapmak için hamle yapıyor ancak arkadaşlarından Malik’in ihanetine uğruyor, Jamal tarafından aşağılanıyor ve Essasiyun karargahına dönmek zorunda kalıyor. Al-Mualim, Altair’in bu başarısızlığını görünce, en iyi suikasçisinin tüm silahlarını ve yetkilerini elinden alıyor ve de ondan eski halinen dönebilmesi için vereceği tüm görevleri hayatı pahasına yerine yerine getirmesi gerektiğini söylüyor. O yılların getirdiği büyük din savaşları, haçlı seferleri, veba ve kaos ortamında Altair, Essaiyun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirmeye çalışırken bir yandan da kendini büyük bir komplonun içinde buluyor.  

Açıkçası oyunun senaryosu o kadar iyi ve şaşırtıcı ki, heyecanının kaçmaması açısından burada bazı bilgileri veremiyorum. Ama şu kadarını söyleyeyim: Oyunda diyalogları iyi takip edin, gözünüzü dört açın ve Al-Mualim’in sizi cezalandırdığı sahneyi unutmayın. Oyun Desmond Miller karakterinin Animus deneyi sırasında yaşadıklarıyla paralel bir biçimde gidiyor. Bu bağlamda büyük kısmını ortaçağda Altair karakteriyle, kalan kısmını ise gelecekte bir zamanda Desmond Miller’la oynuyoruz. 

OYUN:
Assassin’s Creed’in mükemmel grafiklerinden kendimizi kurtarabilirsek eğer oyunu oynamaya geçebiliyoruz J. Şaka bir yana oyunun grafikleri gerçekten olağanüstü; karakter modellemeleri, Altair’in tasarımı, binalar, mekanlar ve şehirlerin görünümü büyük bir emek harcanarak yapılmış. Uzaktan Damascus’u (Şam) ve Jerusalem’i (Kudüs) gördüğünüz zaman öyle etkileniyorsunuz ki oyunu açmanızla kendinizi kaptırmanız bir oluyor. Assassin’s Creed’de görev alacağımız ve suikastlerimizi gerçekleştirebileceğimiz dört şehir var: Masyaf, Damascus, Jerusalem ve Acre. Ubi Soft programcıları öyle ince ayrıntıları düşünmüşler ki; bu bahsettiğim dört şehrin de kendine has bir mimari tarzı ve yapısı var. Örneğin: Damascus daha çok yoksul yerleşim birimlerini (poor districts) barındırırken, Acre tarımsal alanlarıyla dikkat çekiyor. Jerusalem’de ise binalar işlemeleri ve görkemleriyle dikkat çekiyor. 

Oyunda Altair olarak Al-Mualim’in bize verdiği suikast görevlerini yapmak zorundayız. Bu aşamada şehirlere gidiyoruz ve kimliğini bilmediğimiz kurbanlarımız hakkında bilgi toplamak zorundayız. Kurbanlarımız dediysem, suikast düzenleyeceğimiz kişiler güçlü ve bir o kadar da suçlu kişiler… Bunların arasında silah kaçakçısı (o devirde bile varmış J), feodal beyler, Essaiyun’u yoketmek isteyenler ve ikili oynayan para baronları var. Hepsini de halkın içinde ortadan kaldırmak durumundayız. Eh, o devirde telefon, telgraf, televizyon yok. Dolayısıyla birini öldüğünü halktan saklamak kolay. O nedenle Al-Mualim, Altair’e  kurbanlarına halkın içinde suikast düzenlemesi için emir veriyor (tarihsel bilgi: Sabbah’ın örgütü de suikastlerini halkın içinde yapıyordu). Bunun için hedefimizin kim olduğunu iyi belirlememiz ve yanlış kişiyi öldürmememiz gerekiyor.
 
Çevreyle etkileşimin ve iletişimin doruklarda gezdiği bir oyunla karşı karşıyayız. Esasen etraftaki herkesle konuşamıyoruz ama halkın içine karıştığımızda özellikle onlara çarpar ya da kötü davranırsak bize hemen sitem ediyorlar. Ayrıca, etrafta başı belada olan ve kurtarılmayı bekleyen insanlar var. Onlara yardım ettiğiniz zaman size teşekkür ediyorlar ama kuru teşekkürler yetinmiyor ve suikastlerinizi gerçekleştirdiğiniz zaman kaçmanıza yardımcı oluyorlar. Ama onları karşınıza ya da yanınıza almak size kalmış. İsterseniz yerli halka kötü muamele edebilir, onlara yardım etmemeyi tercih edebilirsiniz. Bu durumda, siz suikastinizi gerçekleştirdikten sonra ya duyarsız kalacaklar ya da daha kötüsü sizi engellemeye çalışacaklardır.

Oyunun müziklerine gelince… tüm besteler gayet ustaca yapılmış ve insanı havaya sokuyor. Efekler ise tek kelimeyle olağanüstü. Hiç bu kadar gerçekçi efekt duyduğumu hatırlamıyorum. Etraftaki ağaçların uğultusunda tutun da, kuşların ve böceklerin ötüşüne, atlı arabaların çıkardığı tekerlek gıcırdaması sesine kadar binlerce farklı sesi büyük bir kalitede dinleyebiliyoruz. Bu da atmosfer açısından oyuna son derece olumlu katkıda bulunuyor.

OYNANIŞ:
Altair normalde “low profile” denilen durumda, yani normal bir insan gibi hareket ediyor. Bu durum genelde halkın içinde olduğunuz zaman bize avantaj sağlıyor. “High Profile”ı ise da hızlı hareket etmek ya da dövüşmek durumunda kaldığımız zaman kullanıyoruz. Şimdi kontrolleri görelim:

∆: Bakış (Altair’ın altıncı hissi)                
R1: Koşu, Gard alma
□: Silah Kullanımı                                               
R1 + X: Hızlı koşu                       
X: Rahip görünümü                                            
Yukarı ok: Gizli Hançer
O: Hafifçe itme                                                  
O: Adam yakalama, Kaçkapçılık
L1: Kilitlenme (Lock on)                                     
Aşağı Ok: Yumruk 
Select: Harita                                                   
Sağ ok: Kılıç
R3: Merkez bakışı                                         
Sol Ok: Bıçak çekme/fırlatma            
X: Sıçrama

Assassin’s Creed içerisinde inanılmaz bir hareket serbestisi ve rahatlığı barındırıyor. Etrafta gördüğünüz tüm yapılara tırmanabilirsiniz. Zaten oyunda haritanın kapalı bölümlerini açmak için bunu yapmak zorundasınız. Buna “viewpoint” deniyor. Viewpoint noktaları haritada kale sembolüyle gösteriliyor. Bunlar kule, minare ya da ambar gibi yapılar olabiliyor ve hepsinin ortak özelliği çevredeki en yüksek yapılar olması. Zaten her defasında bu yapıların üzerinde gezen bir kartal da mevcut oluyor. Her haritada yaklaşık 9-10 adet viewpoint bulunuyor. Tırmanma işlemini başlatmak için ise yapıya doğru R1’le koşmak kafi geliyor. Sonrası ise Altair’in insanı saşırtacak derecede  estetik hareketleriyle yapıya tırmanması oluyor. Tabi, bu işlemi tamamlamak bizim de X tuşuyla onu yukarı sıçratmamız gerekiyor. Zirve noktasına çıktığımız zaman ∆ tuşuyla viewpoint’i aktif hale getiriyor ve böylece haritada görülmeyen yerleri de açmış oluyoruz. Aşağı inmek içinse en yakın saman balyasını hedef seçip kendimizi boşluğa bırakmak yeterli oluyor. Buna “leap of faith (inanç atlayışı)” deniyor ki sonrasında çok keyifli bir sahne bizi bekliyor.

Altair’in hareketleri son derece estetik ve göze hoş geliyor. Özellikle kılıçlı dövüş sahneleri çok başarılı ve sinematik biçimde tasarlanmış. Dövüşürken düşmanımız hamleye hazırlandığı anda R1 + □ yaparak hem düşmanımızın atağını savuşturuyor hem de karşı saldırıda bulunabiliyoruz. Aynı anda birden fazla düşmanla dövüşmek herhalde hiçbir oyunda bu kadar gerçekçi ve heyecanlı yapılmamıştı diye düşünüyorum.   

Oyunda “kilitlenme (lock on)” kavramı önem taşıyor. Birine suikast düzenleyeceğimiz ya da saldıracağımız zaman L1’e bir kere basmamız gerekiyor. Bu sayede Altair o kişiye odaklanıyor. Sonra yön tuşlarıyla istediğimiz silahi seçip saldırımızı gerçekleştirebiliriz. Diğer silahları zaten biliyoruz. Ben burada özellikle Altair’e büyük avantaj ve sessizlik sağlayan “hidden blade”imize (saklı hançer) değinmek istiyorum. Essaiyun’da görev alan suikastçilerin sol ellerini yüzük parmağı sadakatlerinin bir simgesi olarak kesiliyor ve kesilen parmağın yerini alacak şekilde kola dıştan yerleştirilen yaylı bir hançer mekanizmasıyla örgüte yeni katılan suikastçi ödüllendiriliyor. Bu hançerin en önemli özelliği düşmanlarımızı çok sessiz bir biçimde ortadan kaldırmamızı sağlaması. Oynadıkça bu mekanizmanın yararlarını daha çok görüyoruz.∆ tuşu ise işimize çok yarayacak bir başka özelliği, Altair’in altıncı hissini kullanmamızı sağlıyor. Örneğin, bazı görevlerde insanları uzaktan dinleyerek bilgi toplamamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için etraftaki banklardan birine oturup L1 ile hedefe konsantre olmak sonra da ∆ tuşuyla Altair’in altıncı hissini harekete geçirip onları dinlememiz yeterli oluyor. Buna “Eavesdropping (kulak kabartmak)” deniyor. Altıncı hisle ayrıca dost ve düşmanı da ayırabiliyoruz. Kırmızı olanlar düşman, sarı olanlar suikast düzenlenecek hedef, beyaz olanlar masumlar ile bilgi sağlayıcılar ve mavi olanlar da dostumuz oluyorlar.

Altair ayrıca ata da binebiliyor. Atlarında yanına gitmek binmek için yeterli. O tuşuyla da attan inebiliyoruz. Şehirler arası seyahatte at bize büyük zaman kazandırıyor. Atın üstündeyken düşmanlarla mücadele etmek de çok zevkli oluyor. □ tuşuyla düşmanlarımıza çifte atabiliyor ya da kılıçla onları ortadan kaldırabiliyoruz. X tuşu ise bize “blend” yani bir keşiş gibi davranma özelliğini sunuyor. Bu tuş sayesinde etraftaki askerlerin ve düşmanlarımızın dikkatini çekmeden biraz yavaş da olsa rahatça dolaşabiliyoruz. Ayrıca etraftaki diğer keşişlerin (scholars) arasına karışıp şehir ve mekanlara rahatça girebiliyor, suikast işledikten sonra kaçışımızı kolaylaştırabiliyoruz. 

Oyunda kapkaç görevi ayrı bir gerçekçiliği içinde barındırıyor. Suikast için bilgi toplarken şehrin ileri gelenlerinden bazılarına kapkaç yapmak durumundayız. Bunun için kapkaç yapacağımız kişi hareket halindeyken O tuşuna basıyor ve sonra da kaçıyoruz. Eğer hedefimiz dururken bunu yaparsak ne yaptığımız anlaşılıyor ve çatışmaya girmek ya da görevi tamamlayamadan kaçmak durumunda kalıyoruz.

Oyunda SixAxiS’in “tilt (harekete duyarlılık)” özelliğini kullanmıyoruz ama zaten Altair o kadar atletik bir karakter ki buna ihtiyacımız da olmayacak.

YAPAY ZEKA:
Assassin’s Creed’in yapay zekası “çok iyi” ile “idare eder” arasında dalgalanıyor. Örneğin: Normal bir asker gayet aptalca davranıp yanındaki arkadaşına sizin suikast düzenlediğinizi anlamayabiliyor. Ancak, eğer bir Tapınak Şövalyesiyle (Templar) karşılaşırsanız isteğiniz kadar kendinizi gizleyin ya da keşiş gibi davranın sizi uzaktan farkediyor ve hemen saldırıyor. Suikast düzenleyeceğiniz kişiler de gayet akıllca davranabiliyorlar. Açıkçası, endişe duymanıza gerek yok, bir kaç istisnaya rağmen Assassin’s Creed’in yapay zekası son derece iyi ve tatmin edici bir seviyede. Yapay zeka notu: 85.

E, beyefendi… Kusuru yok mu bu oyunun???:
Bilirsiniz, kusursuz güzellik olmaz. Assassin’s Creed’de de tarihsel anlamda bir kusur var. O da şu: Tapınak Şövalyeleri’nin bazıları Türkçe konuşuyor! Evet yanlış okumadınız aynen böyle… Normalde oyunda bazı askerler de Türkçe konuşuyor ve bu çok gayet başarılı ve güzel yapılmış. Biz yanlarından geçerken Altair hakkında “Dikkatli olun, gözünüzü dört açın. Geri dönecek!” diyorlar. İnsan bu kadar başarılı bir oyunda Türkçe konuşma duyunca çok mutlu oluyor. Kaldı ki; Büyük Selçuklu Devleti o zamanlar dünyayı titretiyordu ve o kutsal topraklarda  o zamanlar Türk askerleri de vardı. Ancak, bir Tapınak Şövalyesinin Türkçe konuşmasının tarihsel gerçeklerle uyuşmayacağını düşünüyorum. Bu hususun yorumunu tarihçilere bırakıyorum.

SONUÇ:
Assassin’s Creed bizi aylardır bekletmesine rağmen bu beklemeye fazlasıyla değmişe benziyor. Her ne kadar tarihsel bazı unsurları ihmal etmiş de olsa, oyunun neredeyse hiçbir eksik yönü yok. Her şey olması gerektiği gibi ve çok da kaliteli: Grafikler, animasyonlar, sesler, müzik, heyecanlı dövüşme ve kaçma sahneleri, içinde bulunduğunuz şehirlerin mimarisi, karakterler…  Açıkçası aksiyonun strateji ve hatta dedektiflik unsurlarıyla çok başarılı bir şekilde harmanlandığı bir oyunla karşı karşıyayız. O yüzden (hele ki bu unsurlar sizin için önemli bir yer de teşkil ediyorsa), hiç durmayın Assassins’s Creed sizi bekliyor. Hollywood’da bir film projesi olarak sinemalara aktarılması daha şimdiden gündeme gelen Assassin’s Creed favori oyununuz olmaya fazlasıyla aday bir oyun. Üstelik sadece 2007 yılının değil, son on yılın da en iyi oyunlarından birisi… İyi eğlenceler  .

ASSASSIN’S CREED (PS3 – 2007)
Yapımcı:
Ubi Soft
Tür: Aksiyon-Strateji
ESRB: 18 ve üzeri

Artıları:  + Mükemmel grafikler ve ses kalitesi           
                 + Etkileyici atmosferiyle film havasına sahip olması           
                 + Olağanüstü fizik motoru sayesinde Altair’in hareketlerinin gerçeğe çok yakın olması, 
                 + Genel modellemelerin (yerçekimi, binalar, kuleler, karakterler) gerçeğe yakın olması,                
                 + Çok başarılı çarpışma sahneleri,           
                 + Çevreyle etkileşimin yüksek olduğu çok yönlü bir oyun olması            
                 + Uzun bir oynanış süresi            
                 + Tatmin edici bir yapay zekasının olması,           
                 + Kısacık yükleme süreleri,

Eksileri:    - Tarihsel bazı unsurların gözden kaçmış olması           
                   - Altyazının olmaması  

Değerlendirme (100 üzerinden)
Grafik: 100
Ses/Müzik/Efekt: 100
Oynanış: 95
Yapay Zeka: 85
Atmosfer: 100
Genel: 95 

ilgili yazılar

assassin's creed wallpaper paketi

Assassin's Creed, Pc' ye Geliyormu

Assassin's Creed (PS3) hile

Assassin's Creed için ilk yama

 

Hit: 452
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >