PasooyunChefoyunFlash Oyun
   Gamespot         İGN         Pasooyun         Titanixnetworks         youtube           google        mp3.com       mynet
burn out paradise
Anasayfa arrow İnceleme
Command and Conquer 3 Tiberium Wars
 Bilen bilir, RTS türü Westwood firmasının Dune 2 adlı oyunu ile hayat buldu ama RTS türünün gerçek kimliğini kazanması Command & Conquer sayesinde olmuştu...

Command & Conquer..... Şu iki kelime bir oyuncu için neler ifade etmez ki? Eminim şimdi oturup, saymaya kalksam içinden çıkamam. O derece derin anlamı olan, o derece ayrıcalıklı iki kelime; hem bir türün yükselişini hem de yaratıcılarının hazin sonunu mükemmel bir şekilde özetleyen basit iki kelime.  Yönet ve Hükmet! Westwood bu ismi düşünürken bir on yıl sonraki kaderlerini mi ifade etmişti acaba? İşte bunu bilemiyorum ama bilinen bir gerçek var. Westwood RTS piyasasını domine etmişken neredeyse sebepsiz yere EA tarafından yutulmuştu ve daha da sebepsiz bir şekilde kapatılmıştı. İşte bu haber ile çekirdekten yetişme stratejistler için de yas tutma dönemi başlamıştı ama  bence artık buna gerek yok. Çünkü, aranızdaki en ümitsiz kişiyi bile yerinden fırlatacak tek bir cümle var dudaklarımın arasında: "KANE GERİ DÖNDÜ!!!"

Bilen bilir, RTS türü Westwood firmasının Dune 2 adlı oyunu ile hayat buldu ama RTS türünün gerçek kimliğini kazanması Command & Conquer sayesinde olmuştu. Şimdilerde strateji oyunlarına bakıp, hayran kalıyorsak bu hep Westwood'un özene bezene yaptığı C&C oyunları sayesinde olmuştur. Gerçek C&C oyunları, Generals adı altında çıkan Starcraft özentileri değil. O zamanlar 23 tane disket olan bu oyunu sabırla disketlere çıkmiş ve yine peygamber sabrıyla oynamıştık. Bitirdiğimizde kendimizi ifade ettiğimiz sıfatlarımız bir anda değişivermişti. Artık hepimiz bir komutandık ve kendimize generallikten aşağısını yakıştırmıyorduk. Ancak devir hızla değişiyordu ve Westwood rakibi Blizzard karşısında gittikçe geride kalıyordu. Starcraft'ın tarifi mümkün olmayan başarısının ardından Westwood tüm gayretine rağmen RTS piyasasına istenileni veremiyordu. Büyük ümitlerin bağlandığı Tiberian Sun ise ne yazık ki bir hayalkırıklığı olmuştu. Westwood böylece ölümcül darbeyi yemişti ve bunu gören EA bu yetenekli firmayı hızla yutmuştu. Westwood alt kuruluş sıfatıyla bir süre daha varlığını devam ettirmiş olsa da varlığı uzun sürmedi ve veda bile etmeden yitti gitti. Belki de şimdi, C&C 3 Tiberium Wars ile EA biz oyunculardan bir özür diliyordur. Çünkü, EA bu sefer yapmış! EA hakkında düşündüklerinizi unutun. Son iki üç yıldır izledikleri paragöz politikalarını da unutun ve EA'yı tebrik edin çünkü, belki de yılın strateji oyununu yaptılar. C&C 2 Tiberian Sun Firestorm'un kaldığı yerden karanlık ve savaşlarla dolu yakın gelecek temalı Tiberian serisinin devamında her şey mükemmel.

Son büyük savaştan ve CABAL adındaki psikopat AI'nın yok edilmesinden beri Dünya inanılmaz bir şekilde hasar almış ve gittikçe daha fazla Tiberium adındaki kendi kendini eşleyip, her zeminde yayılabilen uzaydan gelmiş bir tür kristala teslim olmuştur. Dünya'ya bir meteor aracılığıyla gelen bu kristal mineral ilk başlarda anlaşılamamış ve ekonomik değeri yüzünden peşinden koşulmuştur. İki büyük Tiberium savaşının ardından artık Tiberium'un gerçekte ne olduğu görülmüştür. Kendi primitif zekası olan ve dokunduğu her şeyi kendine benzeten bir virüs. Kontrol edilmesi çok zor olan bu saldırgan mineral ise Dünya'ya gelmesinden beri geçen 50 yılda Dünya'nın %20'sini tamamen yaşanmaz kılarken %50 küsürünü ise yarı yarıya yaşanmaz kılmayı başarmış. Gittikçe daha fazla yeri istala eden bu kristalin yoğun bulunduğu ortamlarda sürekli olmakta olan anormallikler ise hiçbir canlıya geçit vermemektedir. Dünya nüfusu Sarı bölge adını alan yarı yarıya bozulmuş bölgelerde ümitsiz bir yaşam oyununu oynarken Dünya'nın ancak %30'luk bir kısmı Tiberium'dan arınmış Mavi Bölge adını alan yerlerde çokuluslu savunma paktı GDI'nın yönetiminde yaşayabiliyor.  Bütün bunlar GDI'nın başını yeterince derde sokarken, uzun bir zamandır sesi soluğu kesilen NOD Kardeşliği de tekrar faaliyete geçmiş ve liderleri Kane'nin tekrar başa geçmesiyle etkisini inanılmaz arttırmıştır. Sarı Bölgelerde yaşamaya çalışan insanları yaşam vaatleriyle kandırıp, silahlandıran NOD Kardeşliği ikinci Tiberium Savaşından önceki gücüne hızla ulaşmıştır. Bu sırada Tiberium ile fazla meşgul olan GDI'nın merkezi olan uzayüssü Philedelphia bir NOD nükleer füzesiyle yok edilince üçüncü Tiberium savaşı başlamış oldu. Ancak, hem GDI hem de NOD Kardeşliği evrende yalnız değildi ve Tiberium'u onlar kadar çok isteyen başkaları da vardı.  

 EA bize özlediğimiz ve istediğimiz C&C oyununu mükemmel bir senaryo örgüsü içersinde verdi. Alıştığımız GDI ve NOD'un yanında bu sefer tamamen yeni bir üçüncü ırk da bulunuyor. Scrin adındaki bu biyoteknolojik ırk, Tiberium'a bağımlı olan ve organik yapılarını teknolojik eklentilerle geliştirmiş saldırgan ve yağmacı bir ırk. Görülmemiş bir teknoloji ve yıkım gücüyle durdurulması çok zor olan Scrin ırkı aynı zamanda Tiberium'dan da etkilenmiyor. Aksine Tiberium'u adeta yerden söküyorlar. Atik ve ölümcül yapılarıyla da durdurulmaları çok zor olan bu böcekler özellikle hava kuvvetlerinde rakipsiz. GDI ve NOD eski stillerini korumuş olsalar da karakteristik özelliklerini daha iyi yansıtan politikalar izlemeye karar vermişler. Bu açıdan GDI artık teknolojisi sağlam ciddi bir ordu ve rush adını verdiğimiz toplu saldırıları yapmaya en elverişli taraf. Özellikle Mammoth Tankları ile üstünüze gelen bir GDI kuvveti neredeyse durdurulamıyor. NOD ise olması gerektiği gibi gizlilik ve hainlik üzerine kurulu, kurnazca taktikler geliştirmeye müsait, düşmanı yıpratarak yok eden bir taraf olmuş. Her türlü hainliğin ve sinsiliğin bir silah olabildiği NOD Kardeşliği aynı zamanda en karmaşık teknolojik geliştirmelere ve silahlara da sahip. Ancak, bütün bunların arasında Scrin tarafının en yüksek mikro(birim bazında yönetim) isteyen taraf olduğunu belirtmeliyim. Aslında burada anlatmakla olmaz. Bu üç tarafın birbirinden ne kadar farklı olduğunu ancak oynayarak görebilirsiniz. Aradaki denge mükemmel oturtulmuş ve her üç tarafın da galibiyete gidebilmesi için hızlı ve aynı zamanda kurnaz olması gerekmekte.  

 Oyunumuzda bütün tarafların kendi özel askeri birimleri var ancak burada dengesizlik yaratacak bir durum söz konusu değil. Aksine ortada ince ince işlenmiş bir taş-kagıt-makas oyunu var. Gerçekte her ünitenin bir şifası bir de belası var. Eğer bu dengeyi hızla çözerseniz ve kuracağınız orduları karma bir yapıya oturtursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Çünkü her C&C oyununda olduğu gibi hiçbir ünite tek başına ipi göğüsleyemiyor. Çeşitlilik şart ve birimlerinizim mikro yönetimi de hayati. Bunun en önemli sebebi de artık en basit askerlerimizin bile bir takım özel yetenekleri var. Bunlar acilen nakliye uçağı çağırmaktan, etrafındaki mekanik birimleri etkisiz hale getiren EMP bombasına kadar değişiyor. Buradan anlayacağımız atik oyunu destekleyen bir teknoloji zinciri de var.  Ancak oyunun v.1.00 versiyonunda Mech adını alan dev, özel ünitelerde ciddi bir dengesizlik olduğu görülüyor. Mesela GDI'ın Mammoth Tankları neredeyse ölümsüz ve bunlardan beş tanesinin yok edemeyeceği kuvvet yok. Aynı şekilde Scrin ırkının Carrier türü uzay gemileri ve War of the Worlds'deki gibi dev üç ayaklı robotları Annihilator Tripod Mechleri durdurulamayan bir güç oluşturuyor. NOD'un Avatar Mech'i etrafındaki birimlerin silahlarını kendine monte ederek gittikçe güçleniyor ve yok edilmesi zorlaşıyor. Bütün bunlara bir de bu ünitelerin bir kez yok edildiklerinde tamamen yok olmadığını da ekleyelim, evet, Mech türü üniteler iki kez yok edilmek zorunda. Eğer bir kez patlatırsanız, siz veya düşman mühendisi onu gidip ele geçirebiliyor. Kısacası denge unsurunu bozan bir tek mech türü üniteler ve bu sorunun v.1.40 ile düzeltilmiş olması da güzel bir haber.  

Oyunumuzda köklere dönüş bir de üretim sisteminde kendini belli ediyor. Generals ile vazgeçilen, serinin önceki oyunlarındaki merkezi yönetim sistemi Tiberium Wars ile geri geldi. Yani artık bir işçi ünitesine ihtiyacınız yok. Yan taraftaki bardan binanın üzerine tıklıyorsunuz ve üretim bitince haritada inşaat bölgesi içersindeki bir alana yerleştiriyorsunuz. Bu üretim barı bütün üretimler için kullanılıyor ve savaşın orta yerindeyken bile ne üretimden ne de savunmadan kopmuyorsunuz. Oyunun hızlı oynanışını bozmayacak şekilde teknolojik geliştirmeler de mevcut. Seçtiğiniz tarafın özel teknoloji binalarında araştırabileceğiniz bu teknolojik geliştirmelerin hepsi son derece yararlı ve ordunuzu çok daha güçlü yapıyor. Bunları araştırmak ile de çok vakit kaybetmiyorsunuz. Çoğunlukla ne araştırdığınızı bile düşünmeyeceksiniz. Ayrıca Crane(Scrin'de Foundry) binası sayesinde aynı anda iki bina üretebiliyorsunuz ve bu size çok daha hızlı bir yapılanma şansı sunuyor. Bu şekilde RTS oyunlarının kritik yavaşlığından kurtuluyor ve hızla askeri üretime geçip aksiyona dalıyorsunuz. Ayrıca ismen farklı olsa da işlevce aynı olan binalar sayesinde(ırka özel olanlar hariç) hangi tarafla oynarsanız oynayın üretim kısmına yabancılık çekmeyeceksiniz. Binalarınızı kurarken belli başlı binaların size komuta yetkileri verdiğini göreceksiniz. Peşin ödenerek kullanılan bu yetkiler size bir çok fayda sağlayabiliyor. Mesela Radar binasını kurunca 250 Tiberium'a geniş bir bölgeyi tarayıp açabiliyorsunuz ya da ufak bir bombardıman birliği çağırabilirsiniz. Bütün bu yetkilerin arasında en kullanışlıları ise deneyimli asker taşıyan destek birimlerini çağırmanıza imkan tanıyanlar. Evet, birimleriniz tecrübe kazanıp daha da ölümcül olabiliyor ama  destek birliklerinin askerleri daha etkili.  Son olarak her ırkın bir süper silahı var. Bu silahlar öylesine etkili ki kullanımlar arası baya bir beklemeniz gerekmekte ama görsel şölen ve gücü için değer. Her ne kadar size oyunu bir seferde kazandıramasa da üssün yarısını havaya uçurabilen bu silahlar kesinlikle düşmana karşı en önemli kozunuz olacaktır ama düşman sizden önce yaparsa elinizi çabuk tutup, silah merkezini yok etmenizi öneririm.

Oyunumuz size başında geçireceğiniz uzun saatler vaadediyor. Çünkü senaryoları ve oyun kurgusu mükemmel. Zekice hazırlanmış ve kurnaz görevler sizi sizden alacak ve bu sırada sürekli karşılacağınız Bonus görevler de sizi hırslandıracaktır. Çünkü her görevin sonunda aldığınız madalyalar da görevleri tamamlama oranına göre değişiyor.  Görevlerin niteliği basit "üs kur-düşmanı yok et" mantığının ötesinde daha heyecan verici ve hırslandırıcı yapıda. Senaryo örgüsü boyunca karşılacağınız bir çok olay ise sizi güldürecektir. Mizahi yanı da kuvvetli senaryo yapısının en büyük destekçisi ise yüksek çözünürlüklü, gerçek oyuncuların oynadığı videolar. Oynayanların hemen hepsini TV'den tanıyoruz zaten ama bu ara videolarda gerçekten mükemmel bir iş çıkarmışlar. Size hissettireceklerini burada anlatmam çok zor ama tatmin duygunuzun sınırları zorlanacaktır.  GDI ve NOD Campaignleri bitince ise daha kısa olan Scrin görevlerini oynayabilirsiniz. Keşke daha uzun olsalarmış ama beklediğinize ve uğraştığınıza değecektir. Senaryolardan sonra oldukça akıllı ve etkili oynayan farklı kişiliklerdeki yapay zekaya karşı Skirmish takılabilirsiniz. Ancak, benim tavsiyem Online olarak oynamanız. EA mükemmel işçiliğini Online kısmında da göstermiş. Size en uygun rakibi en hızlı şekilde bulup sizi eşleştiren ve oyunlarınız hakkındaki en ince detayları bile kaydedip insanlarla paylaşmanıza olanak sağlayan, başkalarının oyunlarını yorumcu desteğiyle izleyip izletebileceğiniz başka bir online sistem daha henüz yok. İnanın bir kez Online arenaya girdiniz mi bırakmanız çok zor olacak.

Hit: 581
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >