PasooyunChefoyunFlash Oyun
    
Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  Ana Sayfa    Yardım    Ara    Giriş Yap    Kayıt  
*
Duyurular : SMF - Henüz Yeni Yüklendi! Eylül 08, 2008, 06:54:53 ÖS
+  Forum
|-+  Oyunlar
| |-+  Aksiyon Oyunları
| | |-+  Prey
Gelişmiş Arama
  0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa 1
Gönderen
Konu: Prey  (Okunma Sayısı 174 defa)
05_M@N
Global Moderator
Jr. Member
*****
Mesaj Sayısı: 72


osmaninalabd@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : Ocak 29, 2008, 09:43:01 ÖS »



Künye
Platform:
 PC
Tür:
 Action
Multiplayer:
 Var
Yayıncı:
 2K Games
Yapımcı:
 Human Head Studios
Çıkış Tarihi:
 Temmuz 2006


Yapımı uzun yıllar alan oyunları bilir misiniz? Aslında şöyle demeliyim; bir oyunu hiç uzun zaman beklediniz mi? Elbette ki çoğunuzun beklediği, şimdiden favoriniz olmuş oyunlar vardır. Ancak bunlar genelde bir serinin yeni oyunları olmaktadır. Bahsedeceğim Prey, böyle bir oyun değil. Temelleri neredeyse on sene öncesine dayanan bir yapım. Bende bu oyunu, yaşım bu kadarına elverdiği için, 4 yıldır beklemekteydim.

Prey'in temelleri bu kadar eskiye dayandığı için oyunun içerdiği bazı öğeler artık bize klasik gelebilir. Ancak hepsi değil. Prey için sanırım şu tanım sanırım uygun olacaktır; geçmişin gelenekselliği ile şimdinin teknolojisini güzel bir biçimde harmanlamış olan yapım.

Oturan boğa

Oyunun ilk önce hikayesinden başlayalım. Prey'de, bir kızılderili olan Tommy'i yöneteceğiz. Tommy, Amerikan Deniz Kuvvetlerinde çalışan, yakışıklı ve cesaretli bir şahsiyet. Tabi ki insan bu kadar yakışıklı olunca güzel bir kız arkadaşı olması oldukça normal. Bir gün Tommy ve güzel kız arkadaşı, bir barda otururken dışarıdan gelen garip seslerle irkilirler. Ve birden camdan uçan kamyoneti görürler. Şahit oldukları olayın gerçek ya da hayal olduğunu anlayamadan, içinde bulundukları barın tavanının uçmasıyla gerçekle baş başa kalırlar. Gördükleri şey bir uzay gemisidir ve çevresinde bulunan çoğu şeyi kendi yanlarına almaktadırlar. Buna kahramanımız Tommy'nin kız arkadaşı da dahildir. Tommy, kaçırılan kız arkadaşının arkasından gözyaşı dökmek yerine, yeminini bozarak o da uzaylıların arasına dalar ve bu sayede uzaylıların dünyayı ele geçirme planlarını da öğrenir ve yine bu sayede Tommy bir taşta iki kuş felsefesi ile yoluna devam eder. Buraya kadar insanın kulağına klasik gelen hikaye, elbette ki oyun içerisinde dallanıp budaklanacaktır. Aslına bakarsanız hikaye o kadar da alışılagelmiş bir hikaye değil. Çünkü bu tarz oyunların çok azında aşk ve macerayı yan yana bulabiliriz. Oyunun türü demişken bahsetmeden geçmeyelim, Prey bir FPS ve içinde bolca da aksiyon bulunduran bir yapım. Bir oyun hem FPS hem de aksiyon olunca; grafiklerinde oldukça iyi olması, günümüzde artık farz olmuş durumda. Prey'de günah işlemeyerek bu kurala uyuyor.

Doom 3, Doom3 olalı böyle fizik görmedi

Prey, grafik motoru olarak Doom 3 Engine kullanıyor ve bu motorun tüm nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyor. Prey, Doom 3'ün aksine sadece dar koridorlar ve kapalı alanlarda geçmediği için bu konuda neler yapabileceği bir muammaydı. Ancak oyundan gelen ilk oyun içi videolar bu görüşü tamamen yıktı. Hatta çoğu kişi, Prey'de kullanılan motorun farklı bir teknoloji içerdiğini düşündü. Oyunda kullanılan motor o kadar hızlı hale getirilmişti ki Prey neredeyse Unreal'a rakip olacaktı. Grafikler bu kadar akıcı olmasına rağmen çözünürlüklerden ve ışıklardan hiç bir kayıp vermiyordu.


Grafikler konusunda başka bir büyük gelişme ise oyunda bulunan fizikler idi. Doom 3'ün aksine, Prey'de birçok obje ile etkileşime girebiliyoruz. İster attığımız kurşun ve el bombalarının camı çerçeveyi indirmesi olsun, ister etrafa saçılan kutular ve nesneler olsun. Hepsi Havok'a taş çıkartır nitelikte. Bu da Doom 3 grafik motorunun geliştirilmeye oldukça müsait olduğunun bir göstergesi. Grafiklerdeki bu ve daha birçok iyileştirme sayesinde Prey, bir Doom 3 klonu oyun olmaktan kurtulabiliyor.

Ölümsüz müsün? Sayılır...

Daha önce de söylediğim gibi bir kızılderili karakterini canlandırıyoruz. Sanırım herkes kızılderililerin sahip olduğu mistik güçlerle az çok duyduğu vardır. E bizde bu kanı taşıdığımızdan dolayı ve binbir çesit ucube ile sadece üstün silahlarımız ile başa çıkamayacağımızdan sebep bir takım güçlere sahibiz. Bu yetenekleri ilk başlarda kullanmayı bilmesekte ilerleyen zamanlarda büyükbabamızın büyük yardımı ile bu yetenekleri kullanmayı öğreneceğiz. Bu yeteneklerden şu anda sadece iki tanesini biliyoruz. Belki yapımcılar oyunun tam sürümüyle beraber bir kaç yeni özellik daha ekleyebilirler.

İlk olarak Death Walking özelliğimizden bahsedelim. Bu yeteneğimiz sayesinde oyunda ne zaman hakkın rahmetimize kavuşacak olursak, boyut değiştirip ruhani aleme gidiyoruz. Burada elimizde bulunan yay sayesinde atacağımız oklar ile yeterli sayıda ruh vurabilirsek, oyuna kaldığımız yerden devam edebileceğiz. Bize bahşedilen diğer bir özellik ise Spirit Walking. Bu yeteneğimiz sayesinde ise ruhumuzu geçici olarak bedenimizden ayırarak, düşmanlarımızı, yine sahip olduğumuz yay aracılığı ile avlayabiliyoruz. Bu yeteneğimizi kullanırken düşmanlarımız bizi görememelerine rağmen, bizim bedenimize ateş etmeye devam ediyorlar. Bunun için Spirit Walking özelliğimizi kullanırken görünmez olmamıza rağmen ölümsüz değiliz.

Bu özellikler dışında uzay ortamında bulunduğumuz için belirli bir düzeyde yer çekimi bize etki ettiğinden dolayı, bazı bölümlerde uzun atlayışlar yapabileceğiz. Bunun yanısıra belirli düzenekler sayesinde duvarlarda yürüme imkanına da sahibiz. Bu sayede düşmanlarımıza güzel sürprizler yapabiliriz. Tabii ki bu son saydığım iki özelliği rakiplerimizde kullanabilecekler. Bu yüzden de ava giderken avlanmak durumuda söz konusu. Düşmanlarımızdan bahsetmişken devam edelim. Prey'de bulunan düşmanlarımız genelde uzaylı ucubeler. Görünümleri ise bir hayli ürkütücü. Genelde bize vücutlarına entegre edilmiş silahlar ile meydan okusalar da; bizim kullanabildiğimiz çoğu silahı da kullanabilme yetilerine sahipler. Bu özellikler ile düşmanlarımızın yapay zekası hakkında bir iki fikre sahip olabiliyoruz. Ancak yapımcıların bize anlattıklarına göre; oyunda bulunan kötü karakterler ilk önce kendi hayatlarına önem verecekler, daha sonra bizim peşimize düşecekler. Bu doğrultuda siperler alıp gerektiğinde bizden kaçacaklar, sayıca üstün olduklarında ise acımadan üzerimize çullanacaklar.



Yapımcılara bu kadar zeki ve güçlü yaratıklarda kurtulmak için de bize iyi bir silah yelpazesi sunacaklar. Klasik olarak pompalı tüfek, pistol, ısıya karşı duyarlı silahların yanında organik silahlar da kullanabileceğiz. Yani silahlarımız yarı canlı olacak. Bunun sayesinde birbirinden oldukça farklı özellikte silahlara sahip olabileceğiz.

Prey'de bizim dışımızda gelişebilen özelliklerde mevcut. Portal teknolojisi sayesinde oyunda kısa sürede ortam değiştirebileceğiz. Karanlık ve dar bir yerdeyken birden açılan portallar sayesinde kendimizi çok farklı bölümlerde bulabiliriz. Açılan bu portalları düşmanlarımızda kullanabiliyorlar. Açılan portalın karşı tarafından bize aniden saldırı düzenleyebiliyorlar. Portallar arası geçiş ise oldukça güzel. Hiç bir ara efekt kullanılmadan kendinizi direk olarak karşı tarafta bulabiliyorsunuz.

Prey'de doğal olarak Multiplayer modu da var. Bu modda, büyük ihtimalle yukarıda saymış olduğum bütün olanakları kullanabilme imkanına sahip olabileceğiz. Multiplayer'da şu an için açıklanan sadece üç adet mod bulunmakta. Bunlar; deathmatch, team deathmatch ve capture the flag. Bu kadarıyla yetersiz gibi görünen mod sayısına iyi eklemeler yapılacaktır. Çünkü yapılan açıklamalara göre, oyunun çıkmasındaki tek engel henüz multiplayer kısmının bitmemiş olması. Bittiği zaman ise iyi ve eğlenceli bir bölüm olacağı kuşku götürmez.

Prey'in müzük ve sesleri ise en az diğer öğeler kadar iyi. Oyunda bulunan sesler ortama uygun, silah sesleri gayet net ve teknolojik aletler kullandığınızı size hissetirebiliyor. Müziklerde sesler kadar özenli. Prey'in müzikleri, İngiliz Akademi ödülüne sahip Jeremy ve Julian Soule tarafından hazırlandı. Bunun için müzikler için kuşkumuz yok. Sizde Prey'in müzikleri hakkında bir öngörüye sahip olmak istiyorsanız, buradan müzikleri dinleyebilirsiniz.

Ne kadar kaldı?

Prey'in resmi olarak çıkış tarihi 10 Temmuz olarak açıklanmıştı. Ancak oyunun yapımcısının 3DRealms gibi oyun tarihleri hakkında bir hayli sabıkası bulunan bir şirket olması insanı her daim tedirgin ediyor. Bu kadar çok ertelenmiş yapımın bundan sonra da çıkış tarihinde büyük oynamalar yapılacağını pek sanmam. Sonuç olarak Prey, bize klasik bir senaryo ışığında iyi işler yapabileceğini vaat ediyor ve bunu gösterebiliyor da... Bunun için Prey, beklenilmeye değer bir yapım. Zira bizi on sene bekletebilmiş ve halen daha bu oyun için heyecan besleyebiliyorsak; bu Prey'in beklentileri karşılayabileceğinin bir göstergesidir. İyi oyunlar...
Logged
 
Yazdır  Sayfa 1
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: